Fenerbahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fenerbahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Aralık 2012 Perşembe

İlk Yarının Ardından | Takım Değerlendirmeleri



GALATASARAY

Sarı kırmızılı ekip sezona en hazır giren takımların başında geliyordu. Sezon başında Erzurum’da Fenerbahçe’yi mağlup ederek Süper Kupa’yı kazandılar. Ardından lige de aynı şekilde hızlı bir giriş yaptılar. Hem oyun, hem de sonuç anlamında ilk haftalarda başarılı bir grafik çizdiler. Fakat şampiyonlar ligi maçlarının başlamasıyla birlikte ligde düşüş yaşamaya başladılar. Özellikle bu maçların öncesinde oynadıkları lig maçlarında konsantrasyon sorunu yaşadıklarını gördük. Bu nedenle iç sahada kazanılması gereken maçlarda beklenmedik puan kayıpları yaşandı. Aynı zamanda oyunsal anlamda da sezon başına göre çok fazla gerilediler. Buna rağmen özellikle ilk yarının sn 5 haftasında yine oyunsal anlamda olmasa da, sonuç anlamında iyi bir süreç geçirdiler ve ligin ilk yarısını lider bitirdiler. Fakat geçen sezona oranla 4 puanlık bir düşüşle ilk yarıyı tamamladılar. Bunu da şampiyonlar liginde oynamalarına bağlıyorum. Bu arada şampiyonlar liginde de takımın önemli bir iş başardığını düşünüyorum. Her ne kadar zayıf rakiplerle oynadıkları söylense de, uzun yıllardır bu seviyede maç oynamayan ve çoğu futbolcunun da ilk kez bu deneyimi yaşadığı göz önüne alınırsa gruptan çıkmak bana göre önemli bir başarı sayılmalı.


BEŞİKTAŞ

Beşiktaş sezon başında “FEDA” sloganıyla yola çıktı ve teknik direktörlüğe Samet Aybaba’yı getirdi. Bu bağlamda takımda yüksek ücret alan kaliteli isimlerin birçoğu ile yollar ayrıldı. Durum böyle olunca takımın kadro kalitesi zayıfladı. Yapılan transferler de yıldız isimlerden çok, genç ve gelecek vaat eden oyuncularla tecrübeli oyuncular oldu. Bu karışımı harmanlayan Samet hoca ligin başlarında çok fazla sıkıntılarla boğuştu. Fakat sonrasında özellikle Fernandes’in adeta takımı sahiplenmesiyle birlikte çıkışa geçtiler. Oynadıkları tempolu ve coşkulu futbol ile taraflı tarafsız herkesin beğenisini kazandılar. Bu süreçte Holosko, Almeida, Olcay, Oğuzhan ve Necip’in de Fernandes’e destek vermesiyle takım ilk yarıyı iyi bir konumda tamamlamayı başardı.

ANTALYASPOR

İlk yarının bana göre en başarılı takımı kesinlikle Antalyaspor oldu. Geçen sezon son hafta da Sivas’ın Samsun’u yenmesiyle ligde kalmayı başaran takımın, bu kadar kısa sürede böylesine bir değişim yaşaması gerçekten alkışlanmalı. Bu başarının mimarı ise kuşkusuz Mehmet Özdilek. Sezon başında geçen senelere oranla farklı bir transfer politikası izlediler. Bu sefer yabancı isimlere yöneldiler. Isaac, Aissati ve Diarra gibi kaliteli isimleri çok ucuz maliyetlere transfer ettiler. Yine transferin son gününde Kayserispor’dan Ömer Şişmanoğlu’nu aldılar. Buna rağmen lige iyi bir başlangıç yapmadılar. Bu süreçte savunmada sorunlar yaşadılar. Fakat bunu çok kısa sürede çözdüler ve iyi bir takım olmayı başardılar.  Özellikle hücum hattında çok tehlikeli bir takım haline geldiler. İlk yarıda takıma bu anlamda Isaac, Aissati, Diarra, Ömer ve Tita büyük katkı sağladı.

FENERBAHÇE

Fenerbahçe için ligin ilk yarısının başarılı geçtiğini söylemek zor. Hem oynanan futbol, hem de alınan sonuçlar taraftarları memnun etmiyor. İlk yarı boyunca “Fenerbahçe muhteşem” oynadı dediğimiz maç sayısı yok denecek kadar azdı. Takımda yapılan transferlerin tam olarak katkı verdiğini söylemekte zor. Özellikle Krasic’ten hiç verim alınamadı. Tüm bu olumsuzluklara rağmen ligde liderin 6 puan gerisinde olsalar da, hiç bir şeyi kaybetmiş değiller. Ayrıca Avrupa’da grup maçlarında çok başarılı bir grafik sergilediler ve o kulvarda da en azından sonuç anlamında iyi gittiklerini söyleyebiliriz. Yani büyük çerçeveden bakıldığı zaman devre arasında yapılacak birkaç takviyeyle takım ikinci yarıda toparlanabilir. Tabi öncelikle Aykut Kocaman sorununun halledilmesi gerek.

ESKİŞEHİRSPOR

Eskişehirspor sezona Avrupa ligiyle başladı. İlk turu geçtikten sonra Marsilya karşısında da en azından ezilmeden oynayan bir takım izledik. Sonucunda elenmelerine rağmen iyi bir tecrübe kazandılar. Lig’de ise sezonun başlarında alınan başarısız sonuçların arkasından taraftar Ersun Yanal’ın istifasını istedik. Fakat yönetim hocanın arkasında durarak çok doğru bir iş yaptı. Nitekim sonrasında çıkışa geçen ve özellikle kendi sahasında ligin en iyi futbol oynayan takımlarından biri haline geldiler. Özellikle hücum hattında Erkan, Kamara ve Necati arkalarında Alper ve Tello gibi kaliteli orta saha oyuncuları ile çok keyif veren bir takım oldular. Deplasmanlarda istedikleri futbolu sergilemekte zorlanmasalar belki de şu anda bulundukları konumun çok daha üzerinde olabilirlerdi. Buna rağmen başarılı bir ilk yarı geçirdiklerini söyleyebiliriz.

BURSASPOR

Bursaspor ilk yarıda bir türlü istikrarı yakalayamadı. Kadro kalitesi ve çoğu maçta sergiledikleri iyi oyunun karşılığında maç kazanmakta zorlandılar. Özellikle skor avantajını yakaladıktan sonra, onu koruma anlamında sıkıntı yaşadılar. Bu bir kez değil, çoğu sefer yaşandı. Hatta 1 farklı bile değil 2 farklı öne geçmelerine rağmen kazanamadıkları maçlar fazlaydı. Bu nedenle sonuç başarılı bir ilk yarı geçirdiklerini söyleyemiyorum. Ama oyunsal anlamda zaman zaman çok iyi performanslar sergilediler. Özellikle yeni transfer Belluschi ve takımın lideri Batalla ilk yarıda sivrilen oyuncular oldular. Yine ilk yarının sonlarına doğru daha çok süre almaya başlayan Ferhat Kiraz’ın da performansı umut vericiydi. Geçen sezon takıma büyük katkı sağlayan Pinto’dan ise istenilen verim alınamadı. Bursaspor ikinci yarıda oyunun savunma yönünü biraz daha geliştirebilirse, ilk 4 sırayı epey zorlayacaktır.

TRABZONSPOR

Trabzonspor’da ilk yarıda beklentileri karşılayamayan takımlardan oldu. İlk yarının hemen her maçında vasat performanslar sergilediler. Aslında geçen sezona göre savunmada daha sağlam bir görüntü verseler de, bu kez hücumda çok sıkıntı yaşadılar. Kuşkusuz Burak Yılmaz’ın boşluğunu doldurmak zor. Fakat kadroda ki golcülerin de kalitesi, bu performansın çok daha fazlasını verebilecek seviyede. Buna rağmen istenilen performansı sergileyemediler. Şenol Güneş’in ikinci yarıda bu takımı başarıya ulaştırması için, mutlaka golcülerden çok daha fazla verim alması gerekecek. Hatta belki de yeni bir transfere daha ihtiyaç olabilir. Aksi takdirde ilk yarıda ki performansla ligi istedikleri noktada tamamlamaları zorlaşacaktır.

Can Tekin Pergola

KARABÜKSPOR

Karabükspor’un ilk yarı performansını değerlendirirken Skibbe dönemi ve Mesut Bakkal dönemi olarak ikiye ayırmak gerekir. Zira Skibbe döneminde hem oyun, hem de sonuç anlamında başarısız bir süreç geçirdiler. Fakat Mesut hoca takımın başına geçtikten sonra bambaşka bir Karabükspor izlemeye başladık. Özellikle hücumda çok etkili bir takım haline geldiler. Bu sayede çok önemli puanlar topladılar. Özellikle deplasmanlarda önemli galibiyetler aldılar. Bu anlamda ilk yarıyı çok başarılı geçirdiklerini söylemek gerek. Fakat savunmada ve orta sahada sıkıntıları da görmezden gelemeyiz. Belki son haftalarda hücumda ki oyuncuların formu sayesinde kolay maç kazandılar ancak kinci yarıda savunma ve orta sahaya da çok fazla ihtiyaçları olacak. Bu nedenle o bölgelere transfer yapmaları şart.

KASIMPAŞA

Kasımpaşa sezona oldukça iyi bir başlangıç yaptı. Metin Diyadin yönetiminde iyi futbol oynayan ve başarılı sonuçlar alan bir takımdı. Fakat her şey yolunda giderken yapılan teknik direktörlük değişikliği takımın kimyasını bozdu. Adeta çok farklı bir takım izlemeye başladık. Shota ile başarılı bir süreç geçirdiklerini söyleyemeyiz. Özellikle oyunsal anlamda sezon başına oranla çok daha vasat bir takım izledik. Shota’nın kafasında ki oyun sisteminin de bunda çok etkili olduğunu düşünüyorum. İkinci yarı bu oyunla sezon başında konulan hedeflere ulaşılması çok zor görünüyor. Bu nedenle Shota ya kendi oyun sistemine uygun oyuncular almalı, yâda mevcut kadroya en uygun olan oyun sistemine tekrardan dönüş yapmalı.

SİVASSPOR

Rıza Çalımbay’ın ekibi geçen sezon oynadığı pozitif futbolu bu sezon ilk yarıda çok fazla sergileyemedi. Bunun en büyük sebebi ise sakatlıklar ve hücum hattında ki oyuncuların geç form tutmasıydı. Ayrıca Grosicki’nin kişisel sorunlar yaşaması nedeniyle takıma katkı sağlayamamasını bile sayabiliriz. Durum böyle olunca zaten geçen sezondan beri süregelen savunma problemleri bu sezonda devam edince istedikleri puanları toplamakta zorlandılar. Fakat kadro kalitesine bakıldığı zaman özellikle orta sahanın ortasına yapılacak olan kaliteli transferlerle ikinci yarıda daha iyi bir Sivasspor izleyebileceğimizi düşünüyorum.

GENÇLERBİRLİĞİ

Gençlerbirliği kesinlikle geçen sezondan çok uzak bir görüntüde. Özellikle Yasin ve Soner’in gidişinin ardından bu oyuncuların yerlerini dolduramadıklarını görüyoruz. Yapılan transferler aslında ümit vaat eden isimlerdi. Fakat ilk yarı boyunca istikrarlı bir şekilde katkı sağlayamadı bu isimler. Bunların arasında sadece sol bek Tosic’i ayırabiliriz. Zira ligin en iyi sol bekleri arasında yer aldığını söyleyebilirim. Bunun dışında takımda genel anlamda istikrar problemi olduğunu düşünüyorum. Fuat Çapa ve ekibi bu sorunu çözebilirse ikinci yarıda daha iyi bir Gençlerbirliği izleyebiliriz.

İSTANBUL BB

İstanbul BB’nin Abdullah Avcı sonrasında bir türlü eski görüntüsüne ulaşamadığını söylüyoruz. Sezon başında takımın başına getirilen Carvalhal yönetiminde de bu görüntüden uzak bir performans sergilediler. Daha sonrasında Bülent Korkmaz ile biraz kıpırdandır gibi oldular. Özellikle ilk yarının son iki haftasında kazanılan 6 puan takımın ikinci yarıya daha umutlu bakmasını sağlayacaktır. Kuşkusuz devre arasında yeni isimlerde takıma katılacaktır. Fakat ondan da önemlisi bana göre takım içinde ki Holmen ve Doka gibi iki önemli isimin performansını yukarıya çıkarması takımın başarısına doğrudan etki edecektir. O nedenle Bülent hoca bu iki oyuncuyu tekrardan bildiğimiz seviyeye getirmesi için çaba sarf etmesi gerekecek.

GAZİANTEPSPOR

Hikmet Karaman ile geçen sezonun son bölümünde müthiş çıkış yakalayan takım bu sezona iyi başlayamadı. Hiç kuşkusuz takımın önemli isimlerinin ayrılması özellikle savunma oyuncularının neredeyse tamamının gidişi takımın ilk yarıda ki performansında etkili oldu. Adeta sıfırdan kurulan bir savunma hattını oturtmakta çok zorlandılar. Ayrıca sezon başından bu yana süregelen maddi problemler de bu sürecin iyi geçmemesinde etkili oldu. İkinci yarı için takımı çok zorlu bir süreç beklediğini belirtmek gerekir. Eğer nokta transferler yapılmazsa ve takımda ki maddi sıkıntılar giderilmezse Hikmet Karaman’ın ekibi için lig tahmin edildiğinden de sancılı geçebilir.

ORDUSPOR

Sezon başı takım değerlendirmeleri yazımda Orduspor’un sıkıntılı bir sezon yaşayabileceğini belirtmiştim. Fakat lige çok iyi bir başlangıç yaptılar. Açıkçası bu kadar iyi bir başlangıç yapacaklarını beklemiyordum. Fakat bu çıkışın ardından özellikle Galatasaray galibiyeti sonrasında keskin bir düşüş yaşadılar. Bu düşüş yaşanırken kadro derinliğinin kısıtlı olması nedeniyle Cuper’in de çok fazla bir etkisi olmadı. Nitekim ilk yarıyı benim beklentilerime göre normal, ama sezon başı başlangıcına göre başarısız tamamladıklarını söyleyebiliriz. İkinci yarıda bu takımın yukarılara oynaması için mutlaka transfere ihtiyacı var. Cuper kuşkusuz bunun farkındadır ve gerekli transferleri yapacaktır. Aksi halde ikinci yarı onlar adına da zorlu geçebilir.

KAYSERİSPOR

Kayserispor’da bir türlü bekleneni veremeyen Shota bu sezonda bir türlü başarıyı yakalayamadı. Neticesinde Shota ile yollar ayrıldı ve takımın başına Prosinecki getirildi. Bu ismi ilk duyduğum zaman çoğu kesim gibi bende önyargılı davranarak bunun hatalı bir seçim olduğunu düşündüm. Fakat Prosinecki takımı tanımaya başlayınca çok doğru işler yapmaya başladı. Bunu da kısa bir süre içerisinde gerçekleştirdi. Bir anda pozitif futbol oynamak isteyen ve kazanmaya odaklanan bir Kayserispor izlemeye başladık. Bu süreçte takımın en büyük sorunu ise zorlu bir fikstüre denk gelmeleriydi. Yine de bu süreci en azından oyunsal anlamda başarılı geçirdiklerini söyleyebilirim. İkinci yarıda daha iyi ve yukarılara tırmanan bir Kayserispor izleyeceğimize inanıyorum. Tabi savunmada ki problemleri de en aza indirmeleri şartıyla.

ELAZIĞSPOR

Bülent Uygun yönetiminde sezona başlayan gakgoşlar bir türlü başarılı sonuçlar alamadı. Bu süreçte zaman zaman iyi sinyaller verdikleri maçlar oldu ancak bir türlü maç kazanmayı başaramadılar. Neticesinde Bülent Uygun görevden ayrıldı ve yerine Yılmaz Vural getirildi. Yılmaz hoca takımın başına geçtikten sonra gözle görülür bir değişim yaşandı. Takım hem oyun, hem de sonuç anlamında iyi bir grafik çizdi ve peş peşe puanları topladı. Fakat ilk yarının son dönemlerinde takımın kilit isimlerinin sakatlığı nedeniyle zorlandılar. Bu yüzden özellikle oyunsal anlamda Yılmaz hocanın geldiği ilk döneme göre gerileme yaşadılar. Devre arası onlar adına iyi gelecektir. Yapacakları 3-4 kaliteli ve ligi tanıyan transferlerle ikinci yarı yine ligden düşmeme mücadelesi içerisinde olacaklardır.

MERSİN İDMANYURDU

Mersin İdmanyurdu için ilk yarı çok zorlu geçti. Geçen sezonun kadrosunun bozulması ve sıfırdan yeni bir kadro kurulması Nurullah Sağlam’ı da sıkıntıya soktu. Bu kadronun hem kalite anlamında, hem de derinlik anlamında kısıtlı olması istenilen sonuçların alınmasını engelledi. Buna rağmen sezon içinde zaman zaman iyi oynadıkları maçlar oldu. Fakat bu kadronun bunu genele yaymakta sıkıntı yaşadığını gördük. Nitekim sonucunda Nurullah Sağlam istifa etti. Takımın başına ise Giray Bulak getirildi. Fakat bu değişikliğin tek başına takımı kurtarmasını beklemek büyük hayal olur. Zira asıl sorun kadro kalitesinde. Eğer kaliteli transferler yapılmazsa Giray hocanın da başarılı olması çok zor. Ama sezon başında ki gibi 10 adam gönderip, yeni 10 oyuncu almakla da sorun çözülemez. Bu dengeyi iyi gözetmek gerekir. Yani seresinden bakılırsa bakılsın ikinci yarı Mersin için yine çok sıkıntılı geçecek gibi görünüyor.

AKHİSAR BELEDİYE

Sezon başından bu yana sürekli söylediğim gibi Akhisar için bu sezon çok büyük bir tecrübe olacaktır. Zira bunun dışında takımın ligde kalıcı olabilme ihtimali çok zayıf. Kadro kalitesi yetersiz düzeyde. Yönetim ve teknik direktör Hamza hoca da bunun farkında. Fakat onlar durumun böyle olmasını tercih etti. Kulübü borca sokmama adına büyük maliyetli transferler yapmadılar. Bence doğru olanı yaptılar. Bu nedenle takımın performansını eleştirmek ve bir şeyler beklemek anlamsız olur. Akhisar taraftarları ligin keyfini çıkarmalı ve takımına sonuna kadar destek vermeli.

18 Ağustos 2012 Cumartesi

Süper Lig'de Günün Tahminleri



248 Karabükspor – Trabzonspor {KGVAR} {1.50} {5/10}

Karabükspor geçen sezonun ikinci yarısında Bülent Korkmaz ile yakaladığı iç saha galibiyet serisiyle ligde kalmayı başardı. Bu sezona ise yeni teknik direktör Skibbe ile giriş yapıyorlar. Geçen sezon ki takımdan çok fazla oyuncu gönderilmedi. O kadronun üzerine Selim Teber, Lua Lua ve Yiğit İncedemir gibi önemli isimler aldılar. Skibbe yönetiminde hücum odaklı bir futbol oynayacaklarını düşünüyorum. Zira hazırlık maçlarında bunun sinyallerini verdiler. Yeni transferlerden Yiğit kırmızı kart cezalısı olduğu için bu karşılaşmada forma giyemeyecek.

Trabzonspor ise sezona Burak Yılmaz gibi çok önemli bir oyuncusunu kaybederek giriş yapacak. Bordo mavili ekip transfer döneminde daha çok takım oyuncusu almayı tercih etti. Soner Aydoğdu, Yasin Öztekin ve Sol Bamba takıma katılan oyuncular oldular. Hazırlık maçlarında hem oyun, hem de sonuç anlamında iyi sinyaller verdiler. Takımda bu maç öncesi Colman kırmızı kart cezalısı durumunda.

Henüz sezon başı olması nedeniyle sonuç tahmini yapmanın riskli olabileceğini düşünüyorum. İki takımın da gol yollarında etkili oyuncuları var. Ayrıca savunma anlamında henüz tam olarak hazır durumda değiller. Karşılıklı Gol Var seçeneğini ön planda tutuyorum.

308 Sanica Boru Elazığspor – Fenerbahçe

Elazığspor sezona büyük sıkıntılarla başlıyor. Futbolcuların lisanslarının çıkmaması gibi bir durum var. Her ne kadar Bülent Uygun, Fenerbahçe maçında sahada olacağız açıklaması yapsa da, şu ana kadar herhangi net bir bilgi gelmedi. O konuyu bir kenara bırakarak devam edelim. Takım şampiyon olan kadronun neredeyse tamamıyla yolları ayırdı. Takıma tam 15 yeni isim katıldı. Bu isimler arasında Süper Lig’de yıllarca oynamış isimlerde var. Fakat yaş olarak hemen hepsi 30 yaşın üzerinde hatta 33 yaşlarında.

Şampiyonlar Lig’i ön eleme maçlarıyla sezonu açan Fenerbahçe şu ana kadar iyi bir görüntü vermedi. Her ne kadar turu geçmiş olsalar da, Vaslui maçlarında sergilenen performans (özellikle ilk maçta) iyi değildi. Galatasaray ile oynanan kupa finalinde de savunmada yapılan bireysel hatalar ve orta sahanın beklentilerin altında kalması dikkat çekti. Fenerbahçe adına söylenebilecek olumlu şeylerin başında Kuyt’un performansı geliyor. Hollanda’lı futbolcu hem sergilediği performans, hem de takımı sahiplenmesiyle şu ana kadar taktir topladı. Takımda bu maç öncesi kaleci Volkan ve Serdar Kesimal’ın sakatlıkları bulunuyor.

Elazığspor’un içinde bulunduğu durum nedeniyle tahmin yapmakta zorlanıyorum. Fenerbahçe’nin de şu ana gösterdiği performans pek iç açıcı değildi. O nedenle 1.20’lik bir orandan Fenerbahçe’ye oynama taraftarı değilim. Alt-Üst konusunda da uzak durulması gerektiğini düşünüyorum.

309 Gaziantepspor – Sivasspor {KG VAR} {1.60} {6/10}

Hikmet Karaman ile geçen sezonun ikinci yarısında iyi bir çıkış yakalayan Gaziantepspor, düşme potasından uzaklaşıp Avrupa Lig’i play-off grubuna kadar yaklaşmıştı. Transfer döneminde Elyasa, Danny ve Emre Güngör gibi savunmanın kilit isimleri takımdan ayrıldı. Burada oluşan boşluğu ise Kemal Tokak ve Ivan Kecojevic transferleri ile doldurmaya çalıştılar. Ayrıca orta sahaya Ibricic gibi önemli bir ismi transfer ettiler. Takımda maç öncesi yeni transferler Kecojevic ve sakatlığı bulunan Ekrem Dağ ile birlikte Cenk Tosun’un da oynamama ihtimali var.

Sivasspor geçen sezon iyi futbol oynayan takımların başında geliyordu. Fakat ligi hedefledikleri yerde bitiremediler. Özellikle kadro derinliğinin kısıtlı olması nedeniyle play-off maçlarında sıkıntı yaşadılar. Bu transfer döneminde ihtiyaçları doğrultusunda isimler aldılar. Özellikle Eneramo’yu takımda tutarak bana göre en önemli transferlerini yapmış oldular. Maç öncesi yeni transfer Bednar kesin olarak yok, Eneramo’nun durumu ise net değil.

İki takımında savunma hattı sıkıntılı. Özellikle Gaziantepspor savunma hattından önemli isimleri kaybetti. Onların yerlerine alınan oyuncuların kısa sürede uyum sağlaması zor. Sivasspor’da hazırlık maçlarında savunma anlamında çok vasat performans sergiledi. Gençlerbirliği karşısında 7, Nürnberg karşısında 5 ve Elazığ karşısında 4 gol yediler. Ancak gol yollarında ise geçen sezon ki gibi üretkenler. İki takımın da gol bulma ihtimali çok yüksek. Karşılıklı Gol Var seçeneği oldukça cazip bir tercih.

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Kupa Alışkanlığı | G.Saray:3 F.Bahçe:2



Galatasaray’ın orta sahasında ki savaşçının olmaması (Melo), savunmada Dany’nin henüz takıma adapte olamaması, Fenerbahçe’nin de orta sahada yaşadığı sıkıntılar ve yine savunmada Yobo’nun yokluğu maç öncesi gollü bir karşılaşma beklememe yol açtı. Nitekim maç öncesi öngördüğüm şekilde gollü bir maç oldu.

Galatasaray cephesinden bakıldığı zaman sezonu kupayla kapatıp, kupayla açmak çok önemli. Ayrıca bu kupaları ezeli rakibinin elinden almak çok daha anlamlı. Melo, Ujfalusi ve özellikle bitiricilik konusunda Burak arandı. Yine de bu oyuncuların yokluğunda bile iyi bir Galatasaray izledik. Savunmada Dany özgüveni çok yüksek bir futbolcu. Bu özellik güzel ama bazen sorun yaratabiliyor. Nitekim dün bunu çok fazla gördük. Eğer Fenerbahçe’de Kuyt’ın bir kopyası daha olsaydı Dany’nin yaptığı bu hatalar pahalıya patlayabilirdi.


Maç öncesi kadrolara baktığım zaman Fenerbahçe orta sahasının, Galatasaray’a karşı üstünlük kuracağını düşündüm. Fakat tıpkı Saraçoğlu’nda ki Vaslui maçının ilk yarısında olduğu gibi M.Topal ve Baroni arasında inanılmaz bir kopukluk vardı. Bunun üzerine Umut ve Elmander’in adeta bir orta saha oyuncusu gibi pres yapmaları, Emre ve Engin’in de bu oyunculara destek vermesi orta saha üstünlüğünün Galatasaray’ın eline geçmesini sağladı. Bu da Selçuk’un ileriye pas dağıtmasını kolaylaştırdı. Umut’a attırdığı 2 gol muazzamdı. Buna rağmen Melo’suz oynaması nedeniyle hücuma çok fazla çıkamadı. Emre her zaman ki gibi iyi çalıştı ve görevini çok iyi bir şekilde yerine getirdi. Hamit hala ortalarda yok. Fizik olarak yetersiz olduğu gibi konsantrasyon sorunu yaşadığı da açık.

Hücumda Elmander-Umut ikilisi çok etkiliydi. Fenerbahçe savunmasının topu orta sahaya aktarmasını engellediler. Kaptıkları toplarla çok net gol pozisyonlarına girdiler ancak son vuruşlarda biraz beceriksizlik, biraz da şanssızlık yaşadılar. Maç öncesi Umut’u kadroda gördüğümde doğru bir tercih olduğunu düşündüm. Zira böyle bir orta saha düzeni içerisinde ileride pres yapan koşan forvetlerin olması gerekiyordu. Nitekim Fatih hoca da bunu düşünmüş olacak ki Umut’a ilk 11’de görev verdi. Milli futbolcu bitmek bilmeyen enerjisinin yanı sıra attığı 2 gol ve yaptırdığı penaltıyla tartışmasız maçın adamı oldu.

Galatasaray açısından toparlamak gerekirse sezona kupayla başlamak, dahası Fenerbahçe’yi mağlup ederek kupayı kazanmak moral ve motivasyon açısından çok önemli oldu. Oyun olarak ta tıpkı geçen sezon gibi koşan, pres yapan, hangi durumda olursa olsun sürekli hücumu düşünen ve kazanmaya oynayan bir Galatasaray izledik. Aksaklıklarda oldu ancak bunlar düzeltilebilecek türden. Bu takıma özellikle Melo ve Ujfalusi’nin katılmasıyla çok daha kaliteli bir takım izleyeceğiz. Burak Yılmaz’ı saymadım çünkü Elmander ve Umut ikilisi formayı kolay kolay vermeyeceğini gösterdi. Tabi bitiricilik konusunda bu maçta ki gibi davranmazlarsa.


Fenerbahçe cephesinden bakıldığı zaman pekte iyi bir maç olmadı. Aykut hocanın kadro seçimi bana göre yanlıştı. Orta sahada Topal-Baroni seçimi bile bile lades demekten başka bir şey değildi. Saraçoğlun’da ki Vaslui maçında bu ikilinin ortaya koyduğu performansı beğenmeyen ve rövanşta Topal’ı yedeğe çektiğinde başarılı sonuç alan bir teknik adamın yine bu ikiliyle böyle önemli bir maça çıkması büyük hataydı. O bölgede Mehmet’i hatta Caner’i dahi kullanabilirdi. Böylelikle sağ kanatta Kuyt’ı ve  ileri uçta Sow’u kullanarak hücumda daha etkin bir takım çıkarabilirdi. Tabi dünkü oyunu sadece orta sahaya bağlayamayız. Umut ve Elmander’in inanılmaz presi karşısında çaresiz kalan savunma hattının da (özellikle Bekir’in) bu kötü oyunda en az orta saha kadar payı oldu.

Fenerbahçe’de dün sahada ayakta kalan ve adeta isyan eden tek adam vardı. Dirk Kuyt… Hollanda’lı oyuncunun sezon başında takıma çok fayda sağlayacağını daha önemlisi takıma farklı bir kimlik kazandırabileceğini yazmıştım. Nitekim dün ki oyunuyla adeta parmak ısırttı. Sadece ceza sahası içerisinde değil, Galatasaray yarı alanın her noktasında gördük onu. Takımı canlandırmak için elinden gelenin fazlasını yaptı. Transfer edildiği zaman yaşı nedeniyle kendisini eleştirenlere de okkalı bir cevap vermiş oldu.

Dün çok net bir şekilde görüldü ki, Fenerbahçe’nin mutlaka bir orta saha oyuncusu alması lazım. Böyle bir transfer yapana kadar da Topal-Baroni ikilisini kullanmaması gerekiyor. Zira iki oyuncu da taraftarın gözünde hedef haline geliyor. Oysaki her ikisi de kaliteli oyuncular ama asıl görevlerini yaptıklarında.

Not: Engin konusuna maç değerlendirmesinde girmek istedim. Çünkü onu ayrı bir postta değerlendireceğim.

12 Ağustos 2012 Pazar

Süper Kupa

 
 
Son şampiyon Galatasaray transfer döneminde çok önemli yıldızları kadrosuna dahil etti. Geçen sezondan takımın eksiklerini çok iyi analiz eden Fatih Terim, transfer döneminde takımın ihtiyacı olan oyuncuları aldı. Özellikle Hamit, Amrabat ve Burak Yılmaz ile birlikte 1 sezon daha kiralanan Melo takımın kalitesini yükseltti. Galatasaray’ın bir diğer artısı ise geçen sezon takımı şampiyonluğa taşıyan kadrodan hiçbir oyuncuyu kaybetmemesi oldu. Sarı kırmızılı takımda kadroya alınmayan Baros, Melo, Ceyhun, Culio ve Çağlar ile cezalı olan Ujfalusi ile Burak Yılmaz bu karşılaşmada forma giyemeyecek.
 
Geçen sezon saha dışı birçok olaylarla ilgilenen Fenerbahçe, buna rağmen şampiyonluğu son maça kadar taşımayı başarmıştı. Bu sezona daha iddialı hazırlanan sarı lacivertli takım, tıpkı rakibi gibi çok önemli transferler gerçekleştirdi. Egemen, Hasan Ali ve Mehmet Topal gibi mevkisinde ülkemizin bir numaralı isimlerini aldılar. Yabancı transferlerinde ise Kuyt ve Krasic gibi kaliteli üst düzey oyuncularla anlaşma sağladılar. Ayrıca Yobo’nun da bonservisini alarak savunma hattını daha da güçlendirdiler. Fenerbahçe’de bu karşılaşmada kadroya alınmayan Bienvenu, Yobo, Özer Hurmacı, Özgür Çek ve Sezer Öztürk ile birlikte sakatlıkları bulunan Gökhan Gönül ile Serdar Kesimal forma giyemeyecek.
 
Galatasaray hazırlık maçlarında Lazio ve Fiorentina gibi güçlü rakiplerle mücadele etti ve iki maçı da kazandı. Fakat bu maçlarda Melo gibi mücadeleci bir oyuncunun yokluğunda savunmada çok fazla açıklar verildi. Özellikle bu maçın provasını yapma adına Fiorentina maçında Ujfalusi’nin yerine görev alan Dany’nin de henüz takıma adapte olamadığını gördük. Fenerbahçe ise Vaslui maçlarında özellikle ilk maçta orta sahada çok fazla boşluklar verdi. Savunma da Bekir ve Egemen’in birbirlerini henüz iyi tanıyamamaları zaman zaman hata yapmalarına neden oldu. İki takımda şu anda hazır değil. Oynadıkları maçlarda savunmada çok fazla bireysel hatalar göze çarptı. Bununla birlikte iki takımın hücum hattında ki oyuncuların form durumunu göz önüne aldığımız zaman ÜST tercihi ön plana çıkıyor.

Bahisanaliz.com