5 Ekim 2012 Cuma

Tarihi Adana Derbisine Doğru




Aynı evin kapısından çıkan iki kardeşin derbisidir bu. Birinin şehrin turuncu tarafına diğerinin mavi lacivert tarafına gittiği derbi. Tarifi aslında imkânsızdır. Hani “anlatılmaz yaşanır” derler ya tam o türden. O yüzden bende çok fazla süslü laf kurmayacağım. Pazar günü saat 19.00'da oynanacak olan bu tarihi derbi öncesi takımlar hakkında biraz bilgi vermek istiyorum.

Taraftarlık duygusuyla ilk olarak Adanaspor’dan başlıyorum. Geçen sezon büyük bir travma yaşadı takım. Yine play-off maçları sonucunda Süper lige çıkamamak taraftarları derin bir üzüntüye sokmuştu. Fakat yeniden ayağa kalktı bu kulüp ve Levent Eriş yönetiminde yeni sezonda ilk 2 hedefiyle hazırlıklara başladı. Transfer döneminde Adnan ve Barbaros gibi taraftarın tepkili olduğu isimlerle yollar ayrıldı. Takımın ihtiyaçları doğrultusunda da önemli transferler yapıldı. Sezona da kötü başlamadı aslında takım. İlk haftalarda gol yollarında skor üretmekte sıkıntı yaşadı. Ş.Urfa, Ankaragücü ve Buca maçlarında sadece 1 gol bulabildik. Ama kalede de hiç gol görmedik. İlk yenilgi Trabzon Karadeniz karşısında alındı. Öne geçmememize rağmen skoru koruyamadık ve mağlup olduk. Geçen hafta ise Gaziantep BB karşısında 3-0 gibi farklı bir skorla kazanarak derbi öncesi moral kazandı takım. Taraftarında desteği ve coşkusu takıma çok büyük bir itici güç oldu. Geride kalan 5 haftada 8 puan topladık ve sadece 1 mağlubiyet aldık. Buca maçında son dakikada kaçan penaltıyı gole çevirmiş olsak şu an 11 puan ile ikinci sırada olabilirdik.

Demirspor ise yıllardır özlemini çektiği 1. Lige bu sezon yükseldi. Denizli’de oynanan play-off maçlarında özellikle kaleci Şener’in üstün performansıyla takım amacına ulaştı. Transfer döneminde ilk olarak takımın başına Güvenç Kurtar getirildi. Fakat tecrübeli hoca daha sezon başlamadan görevden ayrıldı. Aslında sezon başlamadan takımın hangi sıkıntılarla boğuşacağı da bununla birlikte belli oluyordu. Nitekim sezona yönetim ve taraftar arasında yaşanan sorunlarla başlangıç yaptılar. Taraftarların yönetime ve başkana inanılmaz bir tepkisi var. Kuşkusuz bu durum takım üzerinde de olumsuz etki yapıyor. Aslında bakıldığında önemli oyuncular da aldılar ama dediğim gibi taraftarla yönetim arasında ki gerginlik takımın oynadığı futbolu değerlendirmemizin önüne geçiyor. Yinede takımın geride kalan 5 haftada aldığı sonuçlara bakıldığı zaman, 2 beraberlik ve 3 mağlubiyet görüyoruz. Aslında lige kötü başlamadılar ilk iki maçta dirençli bir takım izledik ve iki beraberlik aldılar. Fakat haftalar ilerledikçe yaşanan gerilim takım üzerinde de fazlasıyla hissedilmeye başlandı. Son 3 haftada peş peşe alınan mağlubiyetler teknik direktör Osman Özdemir’i de sıkıntıya soktu. Nitekim geçen hafta Erciyes karşısında alınan 5 gollü mağlubiyetten sonra o da görevinden istifa etti. Şu anda takımın başına Mustafa Uğur getirildi.

Görüldüğü gibi şehrin turuncu tarafında moraller yerinde. Bu sezon hedeflenen şampiyonluğa ulaşmak için takım var gücüyle mücadele ediyor. Fakat şehrin diğer tarafı için aynı şeyleri söylemek zor. Taraftarlar yine yönetimi protesto edebilir. Fakat ben takımın bu maçta yeni teknik direktöründe gelişiyle birlikte sonuna kadar mücadele etmesini bekliyorum. Evet, Adanaspor maç öncesi büyük favori görünüyor ama derbilerin sonucu belli olmaz.

Son olarak iki takım taraftarlarının centilmence takımlarını desteklemelerini umuyorum. İnşallah 4 yıl önceki maçtan sonra olduğu gibi Ana haberlere konu olan bir karşılaşma olmaz. İki tarafın taraftarlarının da şenlik içerisinde, kendilerine yakışan biçimde bu tarihi derbinin keyfini çıkarmalarını temenni ediyorum.

3 Ekim 2012 Çarşamba

Bal Yapmayan Arı Misali | G.Saray:0 - Braga:2



 
Bal yapmayan arı gibiydik. Maçın başından sonuna kadar üstün oynadık. Fakat 90 dakika topun hâkimiyetini ele geçirip rakibi kendi yarı sahasına hapsedip gol atamamak çok ilginçti. Ordu maçında da benzer bir görüntü oluşmuştu. İki maçta da rakipler ilk pozisyonlarında golü bulup, çok katı defans yaptı. Böyle katı savunmaları açmak için de hızlı oynamak lazım. Ama bunu bu maçta hiç yapamadık. Rakip yarı alana iyi yerleştik ama hızlı pas trafiği yapmakta sorun yaşadık. Kanatlardan da yeteri kadar orta yapmakta zorlandık. Sırf hücumda ki etkinliği için oynatılan Riera’yı yeteri kadar kullanamadık. Tüm bunlara rağmen 4-5 tane önemli pozisyon bulduk. Fakat hem Burak, hem de Umut istenilen katkıyı sağlayamadı.

İki maçta iyi oyun var ama puan yok. Bu arenada oynuyorsan rakiplere yenilmeyeceksin. Braga’ya gol atamıyorsan yemeyeceksin. Rakibin geldiği ilk pozisyonda golü yedik. Bu golde Semih, Selçuk ve Riera’nın peş peşe hata yaptı. İkinci golde de yine Riera’nın ağır kalması ve rakibiyle birlikte koşamaması önemli bir hataydı. Belki son dakikada geldiği için önemsenmeyebilir ama o golüm değeri ilerleyen haftalarda çok net ortaya çıkacaktır.

Futbolcu performanslarına baktığımızda Muslera, Dany, Eboue ve biraz Emre dışında kalanlar istenilen performansı sergileyemedi. Melo hala çok güçsüz. Selçuk ona bağlı olarak çok fazla inisiyatif alamıyor. Amrabat çok heyecanlı, aklını kullanarak oynayamıyor. Umut maç boyunca neredeyse hiç yoktu. Burak en azından pozisyon aradı, istekliydi ama son vuruşlarda özellikle kafa vuruşlarında kötüydü. Ayrıca her ikisi de önde pres yapmakta ve geriye hızlı dönüşlerde çok kötüydü. İsveç’linin ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu bir kez daha gösterdiler.

Son parantez de hakeme değinmek istiyorum. ManU maçında evet penaltılarımız verilmedi ama rakip adına da önemli hatalar veren bir hakem vardı. Yani iki tarafa da yanlış kararlar vermişti. Fakat bu maçta daha 2. dakikada Melo’ya kart göstererek kendini belli etti. Maç boyunca ev sahibi lehine tek bir avantaj bile kullanmadı. Takdir haklarını sürekli Braga’dan yana kullandı. Yan hakem ve kale arkası hakemleri de berbattı. Burak’ın 2 pozisyona ofsayt dedi ama ofsayt ile yakından uzaktan ilgisi olmayan pozisyonlardı. Her iki pozisyonda yan hakemin gözünün önünde olmasına rağmen yanlış kararlar verdi. Kale arkası hakemi de Aydın’ın bir pozisyonunda kornere çıkan topu gör(e)medi. Gözü önünde yarım metreden bunu göremeyen adamın orada işi yok. UEFA her iki maçta da kötü hakemleri atadı bizim maçlara. Biraz lobi çalışması yapmak lazım.

29 Eylül 2012 Cumartesi

Premier Lig ve Süper Lig'de Günün Maçları

173 ARSENAL – CHELSEA (ÜST) (1.60) (7/10)

Arsenal geçtiğimiz hafta M.City karşısında beklediğim gibi pozitif bir futbol sergiledi. Son şampiyon karşısında ezilmemeleri ve neredeyse maçı kazanacak kadar pozisyon bulmaları onlar adına çok önemli bir gelişme. Bunun dışında kadroya yeni katılan isimlerin de takıma yavaştan adapte olduklarını gördük. Chelsea ise geçen hafta da dediğim gibi kadro derinliğinin kısıtlı olması sebebiyle özellikle şampiyonlar ligi dönüşlerinde yorgunluk problemi yaşayacaktır. Nitekim Stoke karşısında hem fizik açıdan iyi değillerdi, hem de oyun olarak istenilen futbolu sahaya yansıtamadılar.


Arsenal’i oynadığı iyi futbol nedeniyle rakibinden bir adım önde görüyorum. Fakat savunma zaafları ve rakibin hızlı kontra atak hücumcuları olması nedeniyle gol veya goller yeme ihtimalini de yüksek görüyorum. O nedenle sonuç tahmini yapmak yerine savunmalarında sıkıntılar yaşayan iki takımın maçında ÜST tercihine yönelmek daha doğru olacaktır.


207 EVERTON – SOUTHAMPTON


Everton şu anda oynadığı futbolla Arsenal ile birlikte ligin en iyi futbol oynayan takımı konumunda. Moyes yönetiminde bu sezon biraz daha hücum ağırlıklı bir anlayışla mücadele ediyorlar. Geçen hafta Swensea deplasmanında özellikle öne geçene kadar oynadıkları futbol muazzamdı. Skor üstünlüğünü yakaladıktan sonra rakibin de önemli pozisyonları oldu ancak o anlarda da kaleci Howard’ın kurtarışları sayesinde gol yemeden maçı 3-0 kazanmayı başardılar. Konuk ekip ise geçen hafta beklediğim gibi Aston Villa’yı geriye düşmelerine rağmen farklı mağlup etti. Özellikle Lambert’in etkili oyunu galibiyette önemli rol oynadı.


Bu karşılaşmada Everton’ın galibiyetini bekliyorum. Fakat verilen oran bence aldığımız riski hiç karşılamıyor. Zira Everton’ın geçtiğimiz sezonlarda bu tip maçlarda yaşadığı puan kayıplarını da dikkate aldığım zaman 1.25’lik orandan bu riske girmek tehlikeli. Üst için verilen 1.35’lik oranda çok düşük. Her şeye rağmen Everton galibiyeti bekliyorum ama iddaa şartlarında bu maçtan uzak durma taraftarıyım.


208 FULHAM – M.CİTY (KGVAR) (1.50) (7/10)


Fulham son iki haftada aldığı iki galibiyetle bir anda 6. sıraya kadar yükseldi. Bu galibiyetlerde özellikle Berbatov’un önemli katkıları oldu. Bulgar oyuncu sonradan girdiği West Ham maçı hariç son iki maçta 2 gol atıp 1 asist yaptı. M.City ise her hafta söylediğim gibi henüz ritmini bulamadı. Geçen hafta Arsenal karşısında oyunun büyük bölümünde topa sahip olamadılar. Rakibe verilen önemli pozisyonlarda dikkatlerden kaçmadı.


Fulham bu sezon biraz daha hücum ağırlık bir futbol sergiliyor. Savunmada sorunları olan ve oynadığı 5 maçta da kalesinde gol gören rakipleri karşısında skor üretmelerini bekliyorum. Agüero’nun dönüşüyle bu maçta hücumda daha etkin olmasını beklediğim City’nin de gol bulma ihtimalini yüksek görüyorum. KGVAR tercihi oldukça ideal bir seçim olacaktır.


209 NORWİCH – LİVERPOOL (2) (1.65) (6/10)


Norwich geçen hafta Newcastle deplasmanında mağlup oldu. Sezon başından beri belirttiğimiz istekli futbol anlayışlarını o maçta çok fazla göremedik. Savunmada yaptıkları hatalar nedeniyle de maçı kaybettiler. Liverpool ise ManU karşısında 10 kişiyken öne geçmesine rağmen, hakemin bana göre hatalı penaltısı sonucunda sahadan mağlubiyetle ayrıldı. Hafta arasında ise lig kupasında Nuri’nin attığı 2 golle West Brom’u elemeyi başardılar.


Haftalardır Liverpool’un yeni oyun anlayışını oturtana kadar sıkıntılar yaşayabileceğini yazmıştım. Bu nedenle istedikleri sonuçları alamadılar. Fakat oynadıkları rakiplerinde çok güçlü olduğunu belirtmiştim. Şimdi tam baş edebilecekleri bir rakiple karşılaşacaklar. Hem savunmada sıkıntıları olan, hem de hücumda bitiricilik konusunda sorunlar yaşayan Norwich’i mağlup etmelerini bekliyorum.


210 READİNG – NEWCASTLE (2) (2.00) (6/10)


Reading’i ilk olarak Chelsea maçında 90 dakika izleme fırsatı bulmuştum. O maçta sergiledikleri cesur futbolu Tottenham ve WBA maçlarında sergileyemediler. Özellikle bu son iki maçta ortaya koydukları görüntü işlerinin bir hayli zor olacağını gösterdi. Newcastle ise geçen hafta beklediğim gibi Norwich’i Ba’nın golüyle geçti. Son dönemde ilk 11 oynayamadığı için mutsuz olduğunu ve takımdan ayrılmayı bile düşündüğünü söylenen Ba’nın gol atması takım adına önemli.


Reading her ne kadar kendi sahasında oynayacak olsa da, mevcut durum itibariyle Newcastle gibi güçlü bir takım karşısında puan almakta zorlanacaktır. Coloccini’nin dönüşüyle savunma hattı toparlanacak olan konuk ekibin etkili golcüleriyle sonuca gitmesini bekliyorum.


211 STOKE – SWENSEA (1) (1.70) (6/10)


Stoke sezona zorlu bir fikstürle başladı. İlk 5 haftada Arsenal, M.City ve Chelsea gibi ekiplerle karşılaştılar. Bu karşılaşmadan sonra da Liverpool ve ManU deplasmanlarına gidecekler. Henüz ligde galibiyetleri bulunmuyor. Geçen hafta Chelsea karşısında son 5 dakikaya kadar gol yemediler ve iyi mücadele ettiler. Swensea ise Everton karşısında savunmada çok fazla açıklar verdi. Özellikle savunmanın sol tarafında Neil Taylor’ın yokluğunda çok fazla açıklar verdiler. Hücumda önemli pozisyonlar yakaladılar ancak bunları değerlendiremediler.


Swensea son iki maçında skor üretemedi. Özellikle deplasmanda oynadıkları Aston Villa maçında pozisyona dahi girmekte çok zorlandılar. Stoke gibi savunması sağlam olan ve zor gol yiyen bir ekip karşısında işleri yine zor olacaktır. Stoke zorlu deplasmanlar öncesinde ligde ki ilk galibiyetini almak için ekstra bir performans sergileyecektir. Savunmada çok fazla açık veren Swensea karşısında kazanmalarını bekliyorum.


212 SUNDERLAND – WİGAN (1) (1.80) (6/10)


Sunderland geride kalan 4 haftada 4 beraberlik aldı. Oyun anlamında ise iniş çıkışlar gösterdi. Swensea maçında galibiyeti hak ettiler, Liverpool ve West Ham maçlarında ise sergiledikleri oyuna göre aldıkları beraberlikler iyi sonuçlardı. Wigan ise özellikle Moses’in takımdan ayrılmasıyla önemli bir güç kaybetmiş oldu. Ligde şu ana kadar sadece Southampton deplasmanında kazandılar. Son maçta ise Fulham karşısında önemli fırsatlar yakalamalarına rağmen, savunmada verdikleri açıklar sonucunda mağlup oldular.


Sunderland iç sahada Liverpool’un ardından ilk kez dişine göre bir takımla karşılaşacak. Wigan gerek kadro kalitesi, gerekse oyun anlamında rakibinin gerisinde bulunuyor. Sunderland A.Johnson, Fletcher ve Sessegnon gibi kaliteli ayaklarıyla kazanmaya yakın.

281 BURSASPOR – GAZİANTEPSPOR (KGVAR) (1.65) (6/10)

Bursaspor farklı Karabük galibiyeti sonrasında geçen hafta Elazığspor’u mağlup etmeyi başaramadı. Maçın ilk bölümünde önemli pozisyonlar yakalamalarına rağmen bunlardan birini bile gole çeviremeyince rakibin direnci arttı. İkinci yarıda ise beklediğimin çok altında bir performans sergilediklerini belirtmeliyim. Gaziantepspor ise Beşiktaş karşısında bana göre maçın genelinde iyi mücadele etti. Eksiklerine rağmen 3 gol bulmuş olmaları ve rakibe çok fazla pozisyon vermemiş olmaları takımın kalitesini ortaya koyuyor.


Gaziantepspor’da geldiği andan itibaren takımın kilit oyuncusu olan Ibricic’in cezası sona erdi. Ayrıca Turgut ve Muhammet’te sakatlıktan tamamen kurtuldu. Yani bu maçta BJK maçına oranla hücumda daha güçlü olacaklar. Bursaspor’a verilen 1.45’lik oran bu maç için çok düşük kalmış. Bursaspor için kesinlikle oranlar kadar kolay bir maç olmayacaktır. Her iki takımında en az birer gol bulma ihtimali yüksek. KGVAR bahsi oldukça ideal.


302 AKHİSAR BLD.SPOR – KARABÜKSPOR (0.2) (1.42) (7/10)


Akhisar geçen hafta Galatasaray karşısında hiç varlık gösteremedi ve sahadan farklı mağlubiyetle ayrıldı. Takımın her geçen hafta direncinin biraz daha düştüğünü görüyorum. Gol yollarında etkisiz kalmaları da takımın direncinin düşmesine sebep olan etkenlerden. Karabükspor ise geçen hafta çok kritik bir galibiyet aldı. Fakat oyunsal anlamda iyi olduklarını söylemek çok zor. Akhisar’da bu hafta Bikoko’nun oynaması yine zor görünüyor. Karabükspor’da ise sakatlıkları devam eden Uğur Uçar ve Jahic bu maçta da forma giyemeyecek.


Karabükspor’un savunmada ve orta sahada belirli sıkıntıları olsa da, özellikle hücum hattı çok zengin. Mehmet Yıldız, Shelton, Lua Lua, İlhan Parlak gibi önemli isimleri var. Akhisar gibi hücumda pasif kalan rakipleri karşısında bu kez savunmada çok fazla sıkıntı yaşamayacaklarını düşünüyorum. Yakalayacakları pozisyonları iyi değerlendirebilirlerse bu deplasmandan galibiyetle dönebilirler. Ben en azından kaybetmeyeceklerine inanıyorum.


303 KASIMPAŞA – FENERBAHÇE (2) (1.75) (6/10)


Kasımpaşa iyi giderken Metin Diyadin ile yolları ayırarak bana göre takıma büyük zarar verdi. Takım iyi sonuçlar almasa, gelecek vaat etmese böyle bir değişimi belki anlayabilirim. Fakat her şey yolundayken bir anda böyle bir hamle yapmak bana doğru gelmiyor. Fenerbahçe geçen hafta beklentilerimin altında kaldı. Eksik yakaladıkları Trabzon karşısında bir şekilde galibiyete uzanmalarını bekliyordum. Fakat maçın genelinde sergiledikleri performans tam bir hayal kırıklığıydı. Fenerbahçe’de Kuyt ve Krasic gibi isimler sakatlıktan tamamen kurtuldu ve bu maçta oynayabilecekler.


Kasımpaşa’da yaşanan gelişmelerin takıma olumsuz etki yapacağını düşünüyorum. Fenerbahçe’de ise hafta arasında taraftarlar antrenmana gelerek takıma destek oldu. Futbolcuların moralinin bir hayli yükseldiği söyleniyor. Haftalardır söylediğim gibi sarı lacivertli takım mevcut potansiyelinin yarısını sahaya yansıttığı takdirde bu ligde başarılı sonuçlar alır. Fenerbahçe’nin bu maçla birlikte çıkışa geçmesini bekliyorum.


311 MANCHESTER UNITED – TOTTENHAM (KGVAR) (1.50) (7/10)


Manchester Utd. iyide oynasa, kötüde oynasa bir şekilde maçları kazanmayı biliyor. Son lig maçında Liverpool deplasmanında geriye düşmelerine rağmen maçı çevirmeyi başardılar. Hafta arasında ise yedek ağırlıklı bir kadroyla Newcastle Utd’ı mağlup ederek lig kupasında tur atladılar. Tottenham ise son lig maçında kendi sahasında QPR karşısında çok zorlandı. Fakat ikinci yarıda ki etkili oyunuyla kazanmayı başardı. Hafta arasında onlarda lig kupasında Carlisle’yi mağlup ettiler.


Manchester’da savunmada Vidic, Smalling ve Phil Jones kesin olarak yok. Rafael ve Valencia’nın durumları ise net değil. Tottenham’da ise Ekotto, Parker, Kaboul kesin olarak forma giyemeyecek. Adebayor’un durumu ise belli değil. İki takımda da ciddi eksikler var. Özellikle ManU’da savunmada ki eksiklikler dikkat çekici. Tottenham’ın savunmada bu kadar eksiği ve sıkıntısı olan rakibine karşı skor üretmesini bekliyorum. ManU galibiyete yakın ancak oran düşük olduğu için KGVAR bahsine yönelme taraftarıyım.